Finans kuruluşlarının karşılaştığı en önemli risklerden biri olan likidite riski, finans kuruluşlarının yükümlülüklerini yerine getirmeleri için gerekli olan likiditeye sahip olmadığı durumu ifade eder. Bu nedenle, likiditenin etkin bir şekilde yönetilmesi finans kuruluşlarının devamlılığı ve başarısında oldukça önemli bir rol oynar. Likidite riskinin ortaya çıkmasına neden olan çeşitli etkenler bulunur. Bu etkenlere bağlı olarak finans kuruluşlarının likidite riskini etkili bir şekilde yönetebilmelerini sağlayan çeşitli yöntemler bulunuyor. GTech olarak bu yazımızda sizler için likidite riski kavramını açıklayarak başarılı bir likidite risk yönetim süreci için başvurulabilecek belirli strateji ve çözümlere yer verdik.

Likidite Riski Nedir?

Likidite riski, bir finansal kuruluşun nakit ihtiyacı olduğu durumda mevcut varlıklarını nakite çevirememesi sonucu ortaya çıkabilecek zarar olasılığıdır. Bu risk, bir finans kuruluşunun talep edildiği anda yükümlülüğünü ödeyebilecek kadar varlığı olmasına karşın nakite çevirememesinden dolayı yerine girememe riski olarak da tanımlanır. Finans kuruluşunun likidite riski ile karşı karşıya kalmasına neden olan çeşitli etkenler bulunuyor. Bu etkenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Aktif ve pasif varlıkların vadeleri: Likidite riskinin nedenlerinin başında finans kuruluşunun aktif ve pasif varlıklarının vadelerinden kaynaklanan uyumsuzluklar geliyor. Finans kuruluşlarının uzun vadeli kredilerin vadesi toplanan mevduatın vadesine kıyasla daha kısadır. Bu durumda da vadesi dolan bir mevduatın finans kuruluşundan çıkmasıyla kuruluşun kaynak ihtiyacı doğar. Bu kaynağın temin edilmemesi ise likidite açığı oluşturur.
  • Geri ödemeler: Müşteri talepleri doğrultusunda mevduatlardan ödeme yükümlülüğü bulunan finans kuruluşlarının verdiği kredilerin geri ödenmemesi durumunda tahsilat yapamayan finans kuruluşlarına nakit girişi sağlanamadığı için aktif kalitelerin bozulması likidite riskinin ortaya çıkmasında rol oynayan etkenler arasında yer alıyor.
  • Ani mevduat çıkışları: Likidite riskini artıran bir diğer etken olarak ise finans kuruluşlarından ani mevduat çıkışlarının yaşanması gösterilir. Ülkelerde özellikle politik ve ekonomik anlamda olağan dışı olay ve gelişmelerin yaşandığı durumlarda müşterilerin finans kuruluşlarına yönelik endişeleri artar. Bu noktada, müşterilerin finans kuruluşlarından mevduatlarını çekmek istemesi finans kuruluşlarının kısa sürede yüksek miktarda nakit temin etmesini gerektirdiği için likidite riskini artırır.

Bilanço Yönetiminin Rolü Nedir?

Bilanço yönetiminin rolü stratejik aktif-pasif yönetimi (ALM) ile yükümlülükleri karşılamak için varlıkların, borçların ve nakit akışlarının yönetilmesi ve optimize edilmesidir. Etkili aktif-pasif yönetimi, finans kurumlarına yalnızca düşen net faiz marjları ve fonlama risklerine yönelik direnç kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda söz konusu risklere karşı getirinin optimize edilerek değerini artırma fırsatı da sunar. Bilanço yönetimi sürecinde işlem yakalama, tahmin, faiz oranı riski ölçümü, stres testi, likidite modelleme ve davranışsal analitik için çeşitli araçlardan faydalanılır.

Başarılı Bilanço Yönetiminde Karşılaşılabilecek Zorluklar Nelerdir?

Likidite riskini en aza indirmek için başvurulan bilanço yönetim sürecini etkin ve başarılı bir şekilde gerçekleştirirken karşılaşılabilecek belirli temel zorluklar bulunuyor. Başarılı bir bilanço yönetim sürecinde ortaya çıkabilecek bu zorluklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Bilanço Yönetiminde Merkezi Olmayan Görüş: Diğer birim ve departmanlardan yalıtılmış olan, uyum içerisinde bulunmayan departman ve iş birimleri bir firmanın özellikle opsiyonelliği ve müşteri davranışları ile ilişkili bilanço pozisyonlarını anlama yetkinliğini sınırlandırır. Bu durum ayrıca likit olmayan varlıkların, varlık sınıflarının etkisini başarılı bir şekilde değerlendirilmesinin önüne geçebilir.
  • Sınırlı Analitik Yetenekler: Yeterli analitik yetkinliklere sahip olmayan işletmeler özellikle yüksek miktarları bulan temel işlemlere yönelik nakit akış ve net faiz marjlarını tahmin etmekte zorluk yaşayabilirler.
  • Yetersiz Stres Testleri: Pek çok işletme stres testlerinde alım, satım ve fonlama likiditesi konularını genel olarak göz ardı ettiği için piyasa şoklarının etkilerine yeterince hazırlıklı olamıyorlar. Bu durum ayrıca yaşanan zorlukları ile baş etmelerini veya yeni fon bunlarını daha zor bir sürece dönüştürüyor.
  • Uyumluluk Anlayışı: İşletmeler bilanço yönetimini kapsayan uyum anlayışına gereğinden fazla odaklanarak elde edilebilecek ticari faydaları gözden kaçırabiliyor.

3 Adımda Başarılı ALM ve Likidite Risk Yönetimi

Türkçeye “aktif-pasif yönetimi” olarak aktarılan “asset-liability management” kavramının kısaltması olan ALM sistemi ile işletmelerde etkin bir likidite risk yönetimi sağlanabiliyor. Aktif-pasif yönetim sürecini gerçekleştirmek için izlenmesi gereken adımlar şu şekilde listelenebilir:

1. Riski hesaplamak, sermayeyi optimize etmek, piyasa gelişmelerini ve likiditeyi ölçmek için analitik bir çerçeve oluşturun.

Finans kuruluşları maliyet ve likiditedeki değişikliklerin etkilerini gerçek zamanlı olarak analiz ederek piyasa şoklarının etkisini en aza indirebilir ve daha iyi arbitraj fırsatları arayabilir. Bu durum sayesinde finans firmaları daha yüksek kesinlik ile hareket edebilirler.

2. Verilerinizi Yönetin

Finans kuruluşları etkin veri yönetimi sayesinde güncel piyasa bilgilerini, portföy güncellemelerini, sermaye getirilerini ve gün içi senaryo bazında likiditeye yönelik piyasa görünümünü entegre ederek faiz oranı ve likidite risklerine yönelik merkezi bir görünüm elde edebilirler.

3. Risk Yönetimi Süreçlerinizi Entegre Edin

Finans kuruluşları portföy değerlendirmelerini ve senaryo analizlerini tek bir platform üzerinde entegre ederek karmaşık portföyleri ve varlık sınıflarını değerlendirilebilir. Böylece, olası piyasa şokları ve senaryolarının likidite üzerindeki potansiyel etkisi anında ortaya konulabilir.

GTech işletmelerin risk yönetim süreçlerinde riskleri belirleme, analiz etme ve değerlendirme aşamalarında faydalanabilecekleri yeni nesil, hızlı ve esnek çözümler sunuyor. Bu çözümlerden işletmelerin finansal süreçlerine yönelik risklere karşı alınan kararların ve önlemlerin etkinliğini artıran Finansal Servis çözümleridir. Bu çözümlerin başında gelen Moody’s Analytics ise gelişmiş analiz yazılımları sayesinde hızlı ve doğru kararların alınmasını sağlıyor. Moody’s Analytics çözümü hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için uzman ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynakça

https://www.sas.com/en_us/insights/risk-management/liquidity-risk.html

https://www.researchgate.net/profile/Serhat-Yueksel/publication/305114631_LIKIDITE_RISKINI_ETKILEYEN_FAKTORLER_TURK_BANKACILIK_SEKTORU_UZERINE_BIR_INCELEME/links/578272ff08ae5f367d3b5e4c/LIKIDITE-RISKINI-ETKILEYEN-FAKTOeRLER-TUeRK-BANKACILIK-SEKTOeRUe-UeZERINE-BIR-INCELEME.pdf