Sigorta şirketleri için daha önce yayınlanmış olan IFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri Standardı’nın yerini alacak olan IFRS 17 (UFRS) Sigorta Sözleşmeleri Standardı, sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasına ilişkin geniş kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Bu yazımızda IFRS 17’nin sektöre getireceği yeniliklerden ve kurumlara sağlayacağı faydalardan bahsedeceğiz.

IFRS 4, sigorta sözleşmesi düzenleyen işletmelerin yerel finansal raporlama prosedürlerini uygulamaya izin vererek, sigorta sözleşmelerinin ölçümüne ilişkin hükümler koymamaktadır. Bu durum, kullanılan farklı muhasebe politikalarının farklılaşması nedeniyle, yatırımcı ve rapor okuyucuların sigorta muhasebesi sonuçlarını karşılaştırmalarını zorlaştırmaktadır. Finansal tabloların daha kullanışlı olmasını ve farklı ülkelerde kullanılan muhasebe uygulamalarının tutarlı olmasını sağlamak amacıyla 18 Mayıs 2017 tarihi itibarıyla IFRS 17 (Uluslararası Sigorta Sözleşmeleri Standardı) yayımlanmıştır ve 1 Ocak 2023 tarihi itibarıyla da uygulanmaya başlanması planlanmaktadır. IFRS 17 düzenlemeleri ile birlikte, sigorta sözleşmelerinin yükümlülükleri, riskleri ve performansına ilişkin güncel bilgi sağlanmış, sigorta şirketleri tarafından raporlanan finansal bilgilerin şeffaflığı artmış ve tüm sigorta sözleşmeleri ile güncel ölçüm modeline dayalı olan tutarlı bir muhasebeleştirme sunulmuştur.

İlgili standart hayat dışı branş, hayat branşı veya her ikisinde de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin mali tablolarının düzenlenmesi ile ilişkilidir, ancak özellikle hayat branşına ilişkin geniş kapsamlı düzenlemeler yer almaktadır.

IFRS 17’ye ek olarak şirketler ayrıca aşağıdaki standartlara da uyum sağlamak durumundadır;

-IFRS 9 Finansal Araçlar

-IFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinde Hasılat

-IFRS 16 Kiralamalar

IFRS 17’e göre sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesinde ve raporlanmasında esas alınması gereken üç farklı ölçüm yöntemi bulunmaktadır. Bu yöntemler:

  • Genel Modem Yaklaşımı – Uzun süreli sigorta sözleşmeleri için kullanılmaktadır.
  • Prim Dağıtım Yaklaşımı – Kısa süreli sigorta sözleşmeleri için kullanılmaktadır.
  • Değişken Ücret Yaklaşımı – Kâr paylaşımı içeren sigorta sözleşmeleri için kullanılmaktadır.

IFRS 17 standardının hesaplama sürecinde, sigorta poliçelerinin gelecek dönem nakit akışları, risk bilgileri, iskonto oranı ve fiili veriler baz alınır. Bu verilerle, yukarıda belirtilen ölçüm modellerine göre Beklenen Sözleşme Hizmet Marjı (Constructual Service Margin -CSM) hesaplanır. Hesaplamaya göre, sözleşmenin zarar etmesi bekleniyorsa zarar tutarı doğrudan finansal tablolara yansırken, kâr eden sözleşmeler için tahmin edilen kâr tutarları sözleşme süresine göre realize olarak kayıt altına alınır.

Yeni standarda ilişkin uygulamayı hazırlamak ve geçişini yapmak sigorta şirketleri için büyük bir önem taşımaktadır. Bu adaptasyon için aktüerya, finans, muhasebe, bilgi teknolojileri gibi birçok birimin IFRS 17 gerekliliklerini yerine getirebilecek şekilde yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Standartla beraber her bir sözleşme için verilerin toplanması, bu verilerle hesaplamanın yapılması ve muhasebe fişinin oluşturulmasından sonra dipnotlarla beraber finansal raporun hazırlanması gerekmektedir. Bu sürecin ilerleyebilmesi için şirketlerin etki analizlerine bir an önce başlaması önerilmektedir. GTech Kurumsal Performans Yönetimi ekibi 21 yıllık derin saha tecrübesi ve bilgi birikimi ile kurumların yeni gelecek standartlara kolay ve hızlı uyum sağlamaları için hizmetler sunmaktadır. Kurumunuzun alt yapısını IFRS 17’ye uyumlu hale getirmek ve bütün standartları oluşturmak için uzman ekibimize ulaşabilirsiniz.

Yazan: Seren İdil Dilek

GTech Kurumsal Performans Yönetimi Kıdemli Danışman

Kaynakça

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/641259
https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/TFRS/TFRS%2017%20ve%20Di%C4%9Fer%20Standartlarda%20Yapt%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20De%C4%9Fi%C5%9Fiklikler.pdf
https://www.dunya.com/kose-yazisi/IFRS-17-sigorta-sozlesmeleri-standardi-sektore-nasil-etki-edecek/412579