Sürdürülebilirlik kavramının oldukça önem kazandığı son yıllarda ESG (Environmental, Social and Governance) kavramı da büyük önem kazanmış durumda. Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim kelimelerinin baş harflerinden oluşan kavram temelinde; çevreye duyarlılık, sosyal etki ve kurumsal yönetişim olgularının dikkate alınarak yatırım kararlarının alınmasını ifade etmektedir. GTech olarak hazırladığımız bu çalışmada ESG’nin bankacılık sektöründe risk yönetimine etkisini açıkladık.

ESG kavramı diğer alanlarda etkili olduğu gibi Bankacılık sektöründe de uygulamaya alınan bir kavram oldu. Ülkemizden örnek vermek gerekirse 2022 yılı içerisinde Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim bağlantılı repo işlemleri ve türev işlemler Türk Bankaları tarafından gerçekleştirilerek sürdürülebilir fonlama gücü yaratılmaya başlandı. Bu işlemlerden sağlanan fonların; tarım finansmanı, engelli bireylere yönelik bankacılık hizmetlerinin geliştirilmesi ve yenilebilen enerji kaynaklarına geçiş hususlarında kullanılması hedefleniyor.

Bankalarda risk yönetimi alanında da ESG kavramına ilişkin yasal yükümlülüklerin uygulamaya geçmesi çok uzak görünmüyor. Bu bağlamda Avrupa Bankacılık Otoritesi (EBA) tarafından ESG risklerinin 3.yapısal blok riskler içerisinde değerlendirilmesine yönelik taslak standartlar yayınlandı. Taslak standartlar; sürdürülebilirlik kavramının risk yönetimi kapsamında değerlendirilmesi, bankaların strateji ve modellerinde dikkate alınma durumuna ilişkin açıklamaların paylaşılmasını talep etmektedir. Açıklamalara ek olarak GAR (green asset ratio) ve BTAR (banking book taxonomy alignment ratio) olmak üzere iki adet sayısal performans değerlendirme metriğinin raporlanması da ilgili standartlarda yer alıyor. Green-asset-ratio olarak belirtilen performans metriği; Bankaların ESG kriterlerine uygun aktiflerinin toplam aktiflere oranını ifade ederken, Banking-Book-Taxonomy-Alignment-Ratio olarak belirtilen diğer sayısal metrik ise benzer hesaplamanın bankacılık hesaplarında sınıflandırılan işlemler için ilgili rasyonun hesaplanmasını ifade etmektedir.

Risk yönetimi alanındaki yasal yükümlülüklerin yanı sıra ALM (Asset-Liability-Management) uygulamalarında da gelecek dönemde bu kriterlerin önemli bir etkisi olacaktır. Örnek vermek gerekirse bankalar tarafından kullanılacak ESG uyumlu bir kredi için ESG skorunun hedef seviyeden düşük olması durumunda geri ödeme aşamasında ödenecek faiz yükü artacaktır. Benzer şekilde bankalar tarafından kullandırılan ESG uyumlu kredilerde de borçlunun ilgili hedef skorun altında kalması müşteri ile yapılan sözleşme neticesinde ek faiz oranına sebebiyet verebilir. Dolayısıyla likidite ve faiz riski hesaplamaları ve raporlama süreçlerinin de bu standartlardan etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Güncel durumda 3.yapısal blok riskler içinde değerlendirilmiş olsa da gelecek dönemde ESG kavramı 1.yapısal blok riskler açısından da önemli bir kriter haline gelebilir. Güncel yönetmeliklerde, kredi riski kapsamındaki risk ağırlıklı varlıklar hesaplamalarında ESG kriterine uyum alacak sınıflandırmasında bir kriter olarak kullanılmamaktadır. Ancak gelecekte uygulamaya konulacak yeni standartlar ile ESG kriterlerine uyumlu alacaklar için avantajlı risk ağırlıkları ataması gibi uygulamalar ortaya çıkabilir.

Risk analitiği bağlamında değerlendirildiğinde ise ESG skorları tahsis süreçlerinde önem kazanabilir. Bankalar tahsis sürecindeki müşterilerinin ESG skorlarını derecelendirme süreçlerinde bir değişken olarak kullanarak kredilendirme kararlarını verebilir veya bu skorları kredi fiyatlandırma stratejilerine entegre edebilirler.

ESG kavramının bankaların risk yönetimini nasıl etkileyeceğinden bahsettik. GTech olarak Moody’s Analytics ürünümüz ile risk yönetimi alanında uzman danışmanlarımızın sektörel tecrübeleriyle bankaların hızını ve verimliliğini artırarak daha etkili karar vermelerine yardımcı oluyoruz. Detaylı bilgi almak için uzman danışmanlarımıza ulaşabilirsiniz.

Yazar:

Alper Kaya, GTech Risk Yönetimi Baş Danışmanı

Kaynakça

Final Report Draft Its On Prudential Disclosures On ESC Risks. European Banking Authority, 2022